Kayıtlar

Mart, 2024 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Prebiyotik, Probiyotik ve Sinbiyotik

Resim
  Prebiyotik, Probiyotik & Sinbiyotik PROBİYOTİK NEDİR? Probiyotikler, sindirim sisteminde yerleşmiş mikrofloranın çoğalmasını ve gelişmesini destekleyen canlı mikroorganizmalardır. Probiyotiklerin kaynaklarına anne sütü, fermente yoğurtlar, peynir, turşu, çiğ sucuk, kefir, ekmek, bira, şarap, kımız örnek olarak verilebilir. Mikroorganizmanın probiyotik özellik gösterebilmesi için Mide-bağırsak sisteminin üst kısmındaki asidik koşullarda canlı kalabilmesi, Bağırsaklarda çoğalabilmesi, Patojenik, mutajenik, toksik ve karsinojenik olmaması, Karsinojenik bileşiklere ve patojenik mikroorganizmalara antagonistik etki göstermesi, Kolay bir şekilde çoğalabilmesi, Gıdanın işlenmesi ve depolanması sırasında canlılığını koruyabilmesi gerekmektedir. Lactobasiller ve bifidobakteriler en sık kullanılan örnekleridir. Probiyotiklerin bağırsak fizyolojisi üzerine dolaylı veya doğrudan etkide bulunarak immün sistemi uyardığı ve konakçının ağız ve sindirim sistemi dahil, üst solunum yolu ve...

Fincan Dolusu Lezzet: Kahve

Resim
Fincan Dolusu Lezzet : Kahve Türk kültüründe ve dünyada kahvenin yeri yadsınamaz. Her toplum kendine göre anlamlar yüklemiştir kahveye; kendine göre kavurmuş, demlemiş ve sunmuştur. Ortaya çıktığı günden bu yana sayısız insanın geçim kaynağı olmuştur ve yetiştiği bölgenin ekonomisine yön vermiştir. Kahve hala dünya üzerinde petrolden sonra en çok ticareti yapılan madde olma özelliğini koruyor.  Kahvenin tarihçesine kısaca değinecek olursak kahvenin Etiyopya’da keçiler sayesinde bulunduğu anlatılır. Bu rivayete göre dönemin Habeşistan sınırları içerisinde, günümüzde ise Etiyopya’ya bağlı olan bir bölgede çobanlık yapan Araplar, keçilerin günlerce uyumadığını ve enerji dolu olduklarını gözlemlemişler. Daha sonra bunun sebebini öğrenmek için keçilerin beslenmelerini ve dışkılarını incelediklerinde, keçilerin; daha önce görülmemiş bir bitkiyi yediklerini ve meydana gelen duruma bu bitkilerin sebep olduğunu düşünmüşler. Bu bitkiyi toplayarak akıl danışmak için dervişlerine götü...

Trans Yağ Asitleri

Resim
 Trans Yağ Asitleri Beslenme açısından büyük önem taşıyan yağlar, çeşitli gıdaların işlenmesinde de rol oynamaktadır. Yağ miktarı ve bileşimi gıdanın, reolojik ve duyusal özellikleri, lezzeti, raf ömrü ve besleyici değeri gibi temel özellikleri üzerinde etkilidir. Gıdaların kalitesi açısından önem taşıyan bu özelliklerin üründe arzu edilen düzeyde olabilmesi için yağlar, teknolojik işlemlerle formüle edilerek margarinler, şorteningler ve hidrojene yağlar elde edilmektedir. Yağ asitleri, doymuş ve doymamış olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Doymamış yağ asitlerinde çift bağlar iki izomer halinde bulunabilmektedir. Bu izomerler, pozisyon ve geometrik izomerlerdir.Pozisyon izomerizmi, doymamış yağ asitlerindeki çift veya üçlü doymamış bağların aynı sayıda olmalarına karşın zincir üzerindeki yerleşimlerinin farklılığından kaynaklanmaktadır. Geometrik izomerizm ise çift bağların etrafındaki karbon atomlarına bağlanmış olan hidrojen atomlarının konumuna göre şekillenen bir izomerizmdir...