Kafeinsiz Kahve

Kafeinsiz Kahve

Günümüzde kahve, dünya genelindeki en popüler içeceklerden birisidir. Pek çok insan kahveyi severek tüketir ancak bazı tüketiciler için kafein alımını sınırlandırmak oldukça önemlidir.

 Kafein ilk kez 19. Yüzyılda Alman kimyacı Friedlien Ferdiand Runge tarafından keşfedilmiştir. Runge, itüzümü olarak bilinen yabani meyvedeki bir maddenin sindirilmesi halinde göz kaslarını genişlettiğini gözlemlemiştir. Böylece modern dünyada en fazla tüketilen uyarıcı olarak kafein keşfedilmiştir. Kafein sadece kahvede değil, çay ve çikolatada da bulunur. Uyarıcı ve iştah kesici özelliğe sahiptir. Kafein aynı zamanda bazı insanlar üzerinde anksiyete (kaygı bozukluğu), uykusuzluk, aşırı terleme ve kas titremesi gibi etkilere neden olabilmektedir. Bu etkilere maruz kalmak istemeyenler veya daha sağlıklı olduğunu düşünen tüketicilerin yöneldikleri alternatif ise kafeinsiz kahvedir. Ancak kafeinsiz kahvenin bilinenin aksine insan sağlığı üzerinde olumsuz etkileri mevcuttur.


 Kafeinsiz kahve, kafeinin yaklaşık %97 oranında arındırıldığı kahve çekirdeklerinden elde edilen bir kahve türüdür ve bilinenin aksine belli bir oranda kafein içermeye devam etmektedir. Bu sebeple kafeinsiz kahve, belirli sağlık sebepleriyle kafein tüketimine son vermek isteyen kişiler için bir çözüm değildir. Diğer bir yandan kahve çekirdekleri doğal olarak kafein içerir, bu nedenle uyarıcıyı çıkarmak zordur ve genellikle doğal olmayan şekillerde yapılır. Kahve çekirdeğindeki kafeini çıkarmak için üreticiler su ve diğer kimyasalların birleşimini kullanarak kavrulmuş kahve çekirdeğini ıslatır ve buharlaştırırlar. Kafeini çıkarmak için kullanılan kimyasallar şu şekildedir:

Aktifleştirilmiş odun kömürü
Süperkritik karbondioksit
Metilen klorür
Etil asetat
   

 
 Kullanılan kimyasallar içerisindeki metilen klorür hafif bir kimyasal değildir ve çok az miktarda bile metilen klorürün solunması merkezi sinir sistemini geçici olarak yavaşlatabilir. Bu da kişinin dikkatini ve el-göz koordinasyonunu etkileyebilir. Ayrıca metilen klorüre maruz kalınması şunlara da sebep olabilir:

Baş ağrısı
Uyuşukluk
Baş dönmesi
Sinirlilik hali
Öksürük 

 
 Kafeinsizleştirme sürecinde kullanılan kimyasallar ve işlemin kendisi kafeinsiz kahveyi ultra işlenmiş bir gıda maddesi haline getirmektedir. Bu nedenle, kahve oldukça doğal olmasına rağmen, kafeinsiz muadili tam tersidir. Diyetisyen Noman Imam ise kafeinsiz kahve daha az asidik olmasına rağmen hala asitliği tetikleyen serum gastrin konsantrasyonlarını artırabileceğini açıklıyor.

 Sonuç olarak, kafeinsiz kahve normal kahveye kıyasla daha az kafein içermesine karşın maruz kaldığı işlemler sonucunda daha sağlıklı değil aksine daha doğallıktan uzak bir hale gelmiştir ve bilinenin aksine insan sağlığını olumsuz etkileyebilecek etkilere sahiptir.

Yazan: Naz BERK
Editör: Doğukan GÖKER




KAYNAKÇA

  • Roberts, Kaley. “Dangerous Side Effects of Drinking Decaf Coffee, According to Science”, https://www.eatthis.com/side-effects-drinking-decaf-coffee/ (Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2021)
  • Dowling, Stephen. “How do you decaffeinate coffee ?  ”, https://www.bbc.com/future/article/20180917-how-do-you-decaffeinate-coffee (Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2021)
  • Is decaf coffee harmful to health?, https://www.medicalnewstoday.com/articles/325502#decaf-vs-regular-coffee (Son erişim tarihi: 22 Ağustos 2021)






Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Gıda İşleme Yöntemleri

Gluten Hassasiyeti & Çölyak Hastalığı Arasındaki Fark

Yapay Et